Hoş Geldiniz

Hoş Geldiniz
Hoş geldiniz..Bu gül misafirlerimiz için.. nacizane kabul buyrun

BİSMİLLAH HER HAYRIN BAŞIDIR.

BİSMİLLAH HER HAYRIN BAŞIDIR.

29 Şubat 2008 Cuma

Zübeyir Abiden notlar


Yemeğe dikkat! Midesi dolu olanın dikkati azalır. insanı kasavet bağlar.
* * * * *
Daima azimli olmak.
* * * * *
Şekva etmek, arkadan çekiştirmek, iradesiz kişinin işidir.
* * * * *
Himmeti dağıtmamak lazımdır.
* * * * *
Her şeyini bu gün bilmek gerektir.
* * * * *
İnsan yaşlandıkça enaniyet gençleşir.
* * * * *
İnsan yaşlandıkça, imtihan şiddetlenir.
* * * * *
Bilseniz ki; gayret ne kadar kıymettardır; bir daki­ka boş durmazdınız.
* * * * *
Her hatayı yapabilirsiniz. Fakat bir hatayı iki defa yapmayın.
* * * * *
Yaptığın işi bütün mevcudiyetinle; hayatın ve mev­cudiyetin ona bağlı imiş gibi yap!
* * * * *
Menfi bir şey duyunca; iç aleminde, onun şuur altında ve üstünde tesirini izale et.
* * * * *
Nefsini kusurlarla alûde bil. O zaman yüz kusuru yirmiye indirebilirsin. Birisi bir şey yapsa ve o sana yı­kılsa, “Benim kusurumun cezasıdır” de.
* * * * *
Her an için “muvaffak ve muzaffer olacağım” cehdi içinde olmalısın. Bir işi bitirmeden, başka bir işe başlamamalısın.
* * * * *
Her sohbette dinleyici ol! Daima öğrenmeye çalış. Yetişmeye muhtaç olduğunun, şuurunu muhafaza et. Mevzu hakkında fazla malumatın olsa bile sus.
* * * * *
Bir yerde devamlı kalmak gaflet verir.
* * * * *
Günlük evrada ihtimama, gayet ihtimama dikkat etmeli.
* * * * *
Aklını çalıştırarak oku.
* * * * *
Yüksek yerlerin hafıza üzerinde tesiri büyüktür.
* * * * *
Ezberlemek hafızayı açar.
* * * * *
Başımıza ne geliyorsa safdillikten geliyor.
* * * * *
Evrad; hizmetin şevk ve tesirini çoğaltır.
* * * * *
Akıl, kalb, göz, dil, el... ne kadar hassas bir şeyle meşgul olursa; istifade o kadar artar.
* * * * *
Aldığımız yaraları tedavi için evden çıkarken ve eve gelince okumak.
* * * * *
Yatarken imanî bahisler okumak.
* * * * *
Davasını ifade eden kazanır.
* * * * *
Bütün tehlike okumamaktan çıkar. Okuyamamaktan kork!
* * * * *
Harfi harfine kitabî ol.
* * * * *
Tenkid için okur istifade edemez, başkası için okur istifade edemez, kendisi için okur istifade eder!
* * * * *
Hizmet için değil, nefsimi ıslah için okumalıyım. Nefsi için okuyan istifade eder. Nurlar; yüz seksen değil bin seksen defa okunsa azdır.
* * * * *
Namazın hakkını vermek için Dokuz ve Yirmi Bi­rinci Söz'ü sık sık tekrar etmek lazımdır.
* * * * *
En mühim iki şey; l-Okumak. 2-Uhuvvet, ihlas ve samimi hizmet..
* * * * *
Daima okumak, istidatları inkişaf ettirmek için okumak, dem ve damarlarımıza karışacak derecede okumak.
Az da olsa devamlı okumak.
* * * * *
Okumak, yazmak, dinlemek, susmak.
* * * * *
Satır, satır, kelime kelime okumak...
* * * * *
Hizmet hizmet derken şahsî dersini unutanın hiz­meti muvakkat ve geçici olur. Her şey her mesele okumakla halledilir.
* * * * *
Şimdi oku, kabirde okuyamazsın!
* * * * *
Hususî okumayı terk etme.
* * * * *
Büyük zatların sözlerinde bazen yetmiş mana bu­lunur.
* * * * *
Hepsi eserlerde var. Fakat insan göremiyor. Öyle ise her mesele okumakla halledilir.
* * * * *
Sana, bana, ona faydalı ise konuş.
* * * * *
Konuşmaman zararlı ise konuş. Fakat ihtisar et, tafsile girme.
* * * * *
Kalemen, amelen, lisanen çalış.
* * * * *
Konuşmalarınızda en küçük alaylı kelime kullan­maktan sakının.
* * * * *
Tenkit bir zehr-i katildir.
* * * * *
Başkasının nokta-i istinadına dikkat etmeli.
* * * * *
Susmak. Kim ne çekerse dilinden çeker.
* * * * *
Ciddiyeti esas tut. Gülmemek ciddiyetin başıdır.
* * * * *
Muvazeneli, satırdan, kitabî konuşmak.
* * * * *
Herkesin kaldıracağı şekilde konuş.
* * * * *
İnsandaki kuvve-i gadabiye, kuvve-i şeheviye, kuvve-i akliyenin hepsinin istikametli olmasıyla ancak insan sırat-ı müstakimde olabilir. Bir tanesinin if­rat veya tefriti istikameti bozar. Maazallah dalalete atar.
* * * * *
Kuvve-i şeheviyenin; yemek, içmek, uyumak gibi teferruatında da istikamet lazımdır.
* * * * *
Gençlikte insan ne ile meşgul olursa istidatları on­da inkişaf edebilir, insanın kırk yaşına kadar kabiliyet ve istidatları alışkanlık haline gelir.
* * * * *
Günlük içtimaî hadiselerle meşguliyet kabiliyetle­rin inkişafına manidir. Bu noktaya dikkat etmek lazımdır. Zira bugün buna genel kültür herzesi ismi takılmış.
* * * * *
Kabiliyetleri inkişaf ettirmek için her şeyden evvel meşru ve sebatkar bir şekilde çalışmayı bilmek lazım­dır.
* * * * *
Düşün, söyle. Önce düşün sonra söyle. Düşün ne düşündüğünü de düşün.
* * * * *
Sağırların en beteri kusurlarını işitmek istemeyen­dir.
* * * * *
Alay, alay edilende kapanmaz bir yara açar.
* * * * *
Kalbler kırılınca, ruhta kin ve adavet başlar.
* * * * *
Konuşmamak, gerekiyorsa az konuşmak, özlü ko­nuşmak...
* * * * *
Karşınızdakini dinleyiniz. Hitab ettiğiniz kimseye ehemmiyet veriniz. Zarif iltifatta bulununuz.
* * * * *
Şakacı olmayınız, zira şaka muhabbetin sonu, ada­vetin başlangıcıdır.
* * * * *
Kendinizden bahsetmeyiniz.
Sizi dinleyene bahsettiğiniz şeyler, onu ilgilendirsin. İlk adım az konuşmaktır, ikinci adım sizi dinle­yen kimseye onu ilgilendiren şeylerden bahsetmektir.
* * * * *
Karşınızdakini konuşturunuz. Dilini çözünüz, onun sevdiği mevzulardan bahsediniz.
* * * * *
Her şeyi bildiğini söyleyen kimse, cahildir.
* * * * *
Dünyada mağrur olan din yolunda gidemez.
* * * * *
Sabır insana önce zehir gibi gelir. Fıtrata yerleşince bal olur.
* * * * *
Biri gören insan kördür.
* * * * *
Kalbî olana ilimden bahsedilmez.
* * * * *
Mesleğimiz meşakkattir.
* * * * *
En büyük nisyan, insanın kendini kusursuz bilmesi, mesai arkadaşlarını kusurlu bilmesidir.
* * * * *
Başkalarının sözünden ziyade, içinde beraber yaşa­dığımız, yakînen tanıdığımız arkadaşlarımızın sözünü dinlemeliyiz.
* * * * *
Önlerine çıkan insanlara sırlarını söyleyen, hoş sohbet değildir.
* * * * *
Hizmet-i Nuriye’nin esiri olan, esaret zincirinden kurtulmak isteyen bir esirdir.
* * * * *
Büyük mevkî ve makam sahibi olduğun zaman, akıllı isen; düşkün kimselere gülme. Çünkü; nice ma­kam sahibi kimsenin düştüğü, düşkünün onun yerine geçtiği görülmüştür.
* * * * *
Hilm ve teennî, kıyassız derecede sertlikten fazla lazım.
* * * * *
Çok hevesli olan, daima haksız görünür ve görü­lür.
* * * * *
Münakaşa ile hiç bir dava kazanılmaz.
* * * * *
Biz ahrar, yani hürriyetçiyiz. Hürriyetçi olan parti­den hangisi geçse desteklerim. Mühim olan partinin tüzüğüdür. Biz Şeyhülislam seçmiyoruz ki, takvasına bakalım. Siyasetçi seçiyoruz. Fikrine dost olsa yeter.
* * * * *
Bu asır siyasetle ıslah olmaz.
* * * * *
İzahlar, cemaati şahsa bağlar, kitaba bağlamaz. Maksadımız kitaba bağlamaktır.
* * * * *
Kısa bahisleri ezberlemeli. Sohbetlerimizde, “Risale-i Nur şöyle diyor, Üstadımız böyle diyor,” diye nakletmekle mâlâniyattan kurtuluruz.
* * * * *
Hiddet eken nefret biçer.
* * * * *
Merhamet tohumunu eken, muhakkak huzur ve saadet harmanını elde eder.
* * * * *
Bilgili insan güneşe benzer, girdiği yeri aydınlatır.
* * * * *
Zihnimdeki menfi fikirleri çıkarmak, bedenimdeki urları çıkartmaktan daha mühimdir.
* * * * *
Ben şimdi eskiyim diye, iki senelik talebenin, ken­dinin kusurlarına rağmen, hatalarını söylemen olmaz.
* * * * *
Hastalıklara su-i ihtiyarımız sebep olursa mes'ul oluruz. Değilse, kader-i İlahî der sabrederiz.
* * * * *
Aman sıhhatinize dikkat ediniz. Yoksa hizmetiniz kısa olur.
* * * * *
Derste vakar ve ciddiyet iyidir. Aralarında gurur ile çok fark var.
* * * * *
Nefs öldürülürse tarikatın yoludur. Bizimki nefisle mücadeledir.
* * * * *
Nefis bizi kötülüğe sevk etmek ister. Aklınıza fena şeyler gelir. Onlar terakkimize vesiledir. Onlarla mü­cadele ederek hizmete devam.
* * * * *
Cemaat ruhundan istifade et.
* * * * *
Arşa değmek istidadında olanların ayakları altına; omuzumuzu koyarız.
* * * * *
Dedikodulara ehemmiyet vermeyip dinlememek, müfsitleri ifsat ettirir.
* * * * *
Meşakkat bizim gıdamızdır. Rahatlık isteyen kabre gitsin.
* * * * *
İçinizde ne taşıyorsanız, dışınızda onu bulursunuz.

Hiç yorum yok:


Su senin ayağının toprağına erişeyim diye durmadan, ömürler boyu başını taştan taşa vurarak âvâre gezer durur.Fuzulı